You must have Javascript enabled in order to use this site


Basın Açıklaması
9 Kasım 2017

İYİ KENTSEL DÖNÜŞÜM NASIL OLMALI

img

Araçlar kaldırımda insan yolda yürüyor

TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi Başkanı Ozan Tüzün, Adana’da özellikle merkez mahallelerde parsel bazında yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarına değindi. 

Bu haber 2017-11-09 18:22:04 eklenmiş ve 258 kez görüntülenmiştir.

Araçlar kaldırımda

insan yolda yürüyor

 

 

Serhat ŞANLI

ADANA (İLKHBAER) – TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi Başkanı Ozan Tüzün, Adana’da özellikle merkez mahallelerde parsel bazında yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarına değindi. İki-üç katlı binaların yıkılarak, yetersiz gelen alt yapı sistemleri, yol, kaldırım ve otopark ihtiyaçları geliştirilmeden, yerine yoğunluğu yüksek çok katlı binaların yapılmasının çekilmez hale gelen sorunları giderek artırdığını söyledi.

Binaların büyüklükleri ve nüfusun artmasıyla ihtiyaçların da katlandığını belirten Tüzün, ‘’Bu gidişle kentsel dönüşüme uğrayacak olan binalardaki mülk sayısı en az iki katına çıkacaktır. Bugün özellikle merkezde gördüğünüz gibi artık yayalar yolda, arabalar kaldırımda yürüyor. Ayrıca bu kaçınılmaz bir sona doğru gidiyor. Bugün Reşatbey ve Cemalpaşa mahallelerinde durumu herkes görüyor. Sokakta yürüyemez hale gelmiş. Bu gidişle bu bölgenin 30 yıl sonra Adana’nın terk edilen bir kent bahçesi olmayacağını kimse garanti edemez’’ dedi.

TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi Başkanı Ozan Tüzün, ‘Kentsel Dönüşüm’ konusunda bu güne kadar hazırlanmış bilgileri derlemek ve söz konusu yasa içeriğinin her kesim tarafından anlaşılabilir olmasını sağlamak amacıyla “Kentsel Dönüşüm Nedir” ve “İyi Kentsel Dönüşüm Nasıl Olmalıdır” başlıklı iki kitap hazırladı.

Kitapların tanıtımı için basının karşısına geçen Tüzün, Oda olarak hazırladıkları kitapların hazırlanmasında amaçlarının riskli yapı yenilemelerinin hak sahipleri tarafından yapılmasının yaygınlaşmasının kentlerin geleceği hakkında daha olumlu sonuçlar doğurabileceği kanaatiyle, hak sahiplerinin doğrudan ve öncelikle olarak mimarlara danışmasının hedef alındığı söylenebilir” dedi.

‘Temel sorunları çözülmüş, güzel, sürdürülebilir ve kuşların sesiyle yaşayan, daha yaşanabilir sağlıklı bir Adana’ hayaliyle kitapçıkları hazırladıklarını ifade eden TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi Başkanı Ozan Tüzün, açıklamalarına şöyle devam etti;

‘’Hazırladığımız kitaplar, Sağlıklı bir kentin oluşması için neler gereklidir? Sağlıklı bir kentte güvenli çalışma, güvenlik, sağlıklı konut ve barınma hakkı, ulaşım, kentteki yaban hayatı, kentteki işlevlerin uyumlu yerleşimi, kaliteli fiziksel çevre ve katılım konusunu içeriyor.

Bilindiği gibi, özellikle 1998 Ceyhan ve 1999 Adapazarı depremlerinden sonra gündeme gelen depreme ve doğal afetlere dayanaklı yapı stokumuzun yetersizliği ve kentlerin büyük yerleşim alanlarında nüfus yoğunluğunun büyük kısmını kapsayan plansız ve depreme dayanaksız yapıların ve yerleşimlerin dönüştürülmesi amacıyla 16.05.2012 tarihli ve 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” hazırlandı.

ÖNEMLİ İKİ KİTAP

Hazırladığımız bu kitapçıklarda Kentsel Dönüşüm yasası olarak bilinen söz konusu yasa, soru cevap şekline çevrilmiş ve içeriğindeki hususların tamamına yer vermeye gayret ettik.

Kentsel dönüşüm yasasının özellikle muhataplar tarafından daha iyi anlaşılabilir olması, bunun bütün topluma mal edilebilmesi ve toplumun bunu kendi içerisinde tartışabilir hale gelebilmesi bakımından herkesin anlayabileceği şeklide bir kitapçık hazırladık.

‘’MİMARLARA DANIŞIN’’

Bilindiği gibi merkez mahallelerde kentsel dönüşüm olağanca devam ediyor. Kentsel dönüşümü parsel bazında yürütecek hak sahiplerinin doğrudan meslek sahipleriyle muhatap olmaları gerekir. Yani doğrudan mimarlarla muhatap olmalarını tavsiye ediyoruz. Vatandaşlarımız binalarını kendileri yaptırsın. Teknik insanlar ile muhatap olmaları yararlarına olacaktır.

Teknik insanlar ile muhatap olmaları karşılaşacakları riskleri azaltır. Hakkaniyeti sağlar. Binalarını kendilerinin yaptırmaları yoğunluk artışına da engel olur. Örneğin, 9 daireli, her dairesi 120 metrekare brüt olan ve değeri 250 bin lira olan eski bir binayı düşünelim. Müteahhit bu binayı yenilemek için size 55-60 metre kare daireyi vadediyor. Çünkü iki misli yapması gerekir ki, maliyeti düşsün kâr etsin vs. Yani para kazanması için iki misli yapması gerekiyor. O yerde 9 yerine 18 daire yapması gerekir ve dairelerin tanesini de 350 bin liraya satması gerekir.

‘’DEVLET DESTEĞİ İLE KENDİLERİ YAPSIN’’

Burada mal sahibi burada bir tercih yapacak. 250 bin liraya satabileceği bir daireyi 350 liraya satabilir hale geliyor. Oysa bu binayı kendisi yaptırsa bugün kentsel dönüşümden kaynaklı verilmiş imar haklarını kendisi kullansa 12 daire yapar. Bu 12 dairenin 3 tanesini satar. Devletin verdiği 10-150 liralık kredi ve kira yardımını ekleyerek dairesi 500 bin liralık hale getirebilir. Bu aslında çok basit bir hesaptır. Vatandaş burada 250 bin liralık dairesini 350 bin liraya satacağına, 500 bin liraya satabilecek bir hale gelebilir. Bunu da devlet desteği ve kredi çekerek yapabilir.

Bu kent açısından da doğu olanıdır. Belki 18 daire olunca dairesi küçülüp dar bir alana mahkûm olacaktır. Bu duruma düşmez. Eski dairesinin alanına sahip olma şansını elde eder. Ayrıca altına otoparkınızı a yaptırabilirsiniz. Ayrıca 9 dairelik bir yerde, 12 daire kente çok zarar vermez. Alt yapıya zarar vermez. Bu şekil daha yaşanabilir ortamlar yaratabiliriz. Ben bunu denedim ve oluyor.

TERK EDİLEN KENT BAHÇESİ

Çünkü bu gidişle kentsel dönüşüme uğrayacak olan binalardaki mülk sayısı en az iki katına çıkacaktır. Bugün özellikle merkezde gördüğünüz gibi artık yayalar yolda, arabalar kaldırımda yürüyor. Ayrıca bu kaçınılmaz bir sona doğru gidiyor. Bugün Reşatbey ve Cemalpaşa mahallelerinde durumu herkes görüyor. Sokakta yürüyemez hale gelmiş. Bu gidişle bu bölgenin 30 yıl sonra Adana’nın terk edilen bir kent bahçesi olmayacağını kimse garanti edemez.

Maalesef artık kentte bu işten sorumlu olanlar, yetkililer ve bütün vatandaşlar kentsel dönüşümün bir yapı yapma inşasından ibaret olmadığını söylüyor. Parsel bazında yapılan yapıların da, ada bazında gerçekleşmesi konusunda toplumsal mutabakatı da var. Ama nedense bir türlü gerçekleşmiyor.

Bu konuda atılmış hiçbir adım yok ve ilerlemiş hiçbir şey de yok. Biz Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak bu konuda birçok çalışma yaptık.

‘’KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN MAĞDUR EDECEĞİ YİNE KENTLİDİR’’

Kentsel dönüşümün mağdur edeceği kesim kentlinin ta kendisidir. Kentlinin de kente dair haklarını bilmesi gerekir. Biz bu yoldan yola çıktık. Kentlinin haklarının neler olduğunu yaptığımız çalışmalar ile aktarmaya çalıştık.

Adana’da gerek merkezi hükümet, gerek yerel yönetimler tarafından uygulanan veya uygulamaya konulmak istenilen kentsel dönüşüm alanlarındaki yer seçimi, proje ve yapılaşmaların da ele alındığı bir başka çalışmanın yapılmasında da fayda görmekteyiz.

Mimarlar Odası olarak diğer bütün kamu kuruluşlarının bizlerle diyalog içerisinde olmasını ve bu kötü gidişatın ancak ortak bir dille giderileceğine inanıyoruz. 

VATANDAŞLAR MUTLAKA YARARLANMALI

 

Hazırladığımız bu kitapçıkları toplumumuzun bilgisine sunuyoruz. Kentsel Dönüşüm Komisyonumuz ve bilgi havuzu niteliğindeki konu ile ilgili çalışmaları ile hazırladığımız “Kentsel Dönüşüm Nedir” ve “İyi Kentsel Dönüşüm Nasıl Olmalıdır?” başlıklı kitapçıklarımız, sektörün içinde olan her kesime ve vatandaşlarımıza rehber olmasını diliyoruz. Kitaplarımız şubemizden edinebilir ya da web sitemiz www. adanamimod.org.tr’den izlenebilir’’